Bugün 28 Mart. Şahinbey’in şahadetinin yıldönümü. Esas adı Mehmet Sait olan Şahinbey’e bu ad halk tarafından sonradan verilmiştir. 1877’de Antep’in Bostancı Mahallesi’nde 55 numaralı evde dünyaya geldi. Dört yaşında babasını kaybetti. Rüştiye eğitimi aldı.
1899 yılında Zeynep Hanımla evlendi. Aynı yıl Yemen’e er olarak askere gitti.
1911 Trablusgarp’ta gönüllü.
1912 Balkan Savaşları.
Çanakkale
Romanya
Filistin Cepheleri…
1917’de üstün hizmet ve gayretlerinden dolayı teğmenliğe terfi ettirildi. Daha sonra İngilizlere esir düştü. 1919 yılına kadar Seyd-i Beşir esir kampında kaldı. Savaş sonrası serbest kalan Şahinbey, İstanbul’da Harbiye Nazırı Cemal Paşa ile görüşerek Birecik Askerlik şubesi başkanlığına tayin oldu.
Ve Antep Kuvay-i Milliyesi.
Şahinbey kendisini vatanına adayan sözünün eri bir asker ve Kuvay-i Milliyecidir. “Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez.” Sözünü verdi hemşerilerine.
Antep-Kilis yolunu kapadı Fransız’a kuş uçurtmadı.
Fransız gördü, Türk’ün büyüklüğünü
Şaşırdı Anteplinin yiğitliğine, inanamadı.
Nasıl olurdu, bir avuç insan?
Göstermeliydi! Kana susamış,
Uygar canavarlığın yedi başını.
Kan içmeliydi,
Ateş kusmalıydı,
Bir avuç insana.
Üşüştüler Şahin’in üzerine
Top, Tank, Süngü, Çizme…
Sözünü tuttu Şahin VE YİĞİTÇE ÖLDÜ.
Analar, bacılar türküler yaktılar Şahin’e.
“Uyan Şahin uyan gör neler oldu.
Sevgili Antep’e Fransız doldu”
Aziz şehidimizi saygıyla anıyoruz.
Dil Bayramı Bildirisi 26/09/2006
Değerli hemşerilerim,
Türk dilinin öz güzelliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek amacı ile Atatürk 22 Temmuz 1932 yılında Türk Dil Kurumunu kurdurmuştur. Çalışmalarına önderlik yapmıştır.
Türkçe özde zengin yapısı sağlam bir dildir. Ne yazık ki bilim ve teknolojinin ilerlemesi, biraz da batıya özenti ile birçok yabancı kelime aynen alınmış o dil gibi konuşur, yazar olmuşuz. Teknolojiyle dilimizin içine giren sözcüklerin Türkçe karşılığı da üretilmemiştir. Aslında kaynak halkın konuştuğu dildir.
Gaziantep’te konuşulan saf ve katıksız Türkçedir. Bu nedenle Türkçenin yabancı sözcüklerden arındırılmasında başvurulacak önemli bir kaynak yöredir.
Türkiye’nin çeşitli yörelerinde konuşulan ağızlar, Türkçemizi zenginleştirmektedir. Sözcüklerin seslerinde ve vurgularında değişiklik gösteren ağızlar içerisinde Gaziantep ağzı şiirsel bir ses güzelliği gösterir. Bu özelliği ile Türkiye’mizde konuşulan ağızlardan ayrılır.
Tarih içinde Türkçemizin gelişmesinde diğer dillerin etkisinden kurtulup, kendi benliğini kazanmasında ve arındırılmasında hizmet vermiş ömür tüketmiş hemşerilerimiz vardır.
Mütercim Asım (1755 – 1819) Farsça ve Arapça sözcükleri Türkçeye çevirmiş karşılığı olmayan sözcüklerin Türkçe karşılığını bularak bugün bile başvurulan kaynak sözcükler kazandırmıştır.
Hiç şüphesiz ki Cumhuriyet döneminde Türkçemizi özleştirme ve yabancı dillerin etkisinden kurtarma çabasında bir ömür tüketen Ömer Asım AKSOY’dur. (1898 – 1993) O, açıklıkla, çalışkanlıkla, titizlikle çalışmalarını sürdürmüş, Türkçemiz ile ilgili yetmişe yakın eser kazandırmıştır. Ömer Asım AKSOY dil devriminin yılmaz savaşçısıdır.
Yetmiş dördüncü yılını kutladığımız dil bayramında Türkçemizi özleştirmede büyük çabalar gösteren değerli hemşerilerimizi saygı ile anıyoruz.