MANİSA VE ULUCAMİİ MİNBERLERİNİ YAPAN SANATÇI
ANTEPLİ HACI MEHMET BİN ABDÜLAZİZ EL DİKKİ
VE GAZİANTEP BOYACI CAMİİ MİNBERİ
Manisa Ulu Camii Minberi, Mehmet Bin Abdülaziz’in çok önemli bir yapıtı olup onun sanatında kalfalık eseridir. Bursa Ulu Camii Minberi ağaç işçiliğinde bir zirve olup, ustalık eseridir.
Her iki minberin de teknik, üslup ve genel tertipleri, Gaziantep Boyacı Camii’nin Minberi ile benzerlik göstermektedir. Minberlerin üçünün de ondördüncü yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olması, Mehmet Bin Abdülaziz’in Antepli olması, Boyacı Camii Minberi’nin onun çıraklık dönemi eseri olduğunu düşündürmektedir. |
|
Mehmet Bin Abdülaziz (Abdülaziz oğlu Mehmet) ondördüncü yüzyılda Anadolu’nun siyasi coğrafyasının bölünmüşlüğü içinde sınır tanımayan bir ağaç minber ustasıdır. O sanatın evrenselliği içinde aranılan bir sanatçı olmuştur. 1376 yılında Manisa Ulu Camii Minberi’ni yapmıştır. Kalfalık dönemi olarak nitelendireceğimiz bu eserle ustamız sanatını kanıtlamıştır. Yirmi dört yıl sonra, 1400 yılında Osmanlı Devleti’nin başkenti olan Bursa’da Ulu Camii Minberi’ni yaparak bir şaheser yaratmıştır.
Her iki minberin kitabelerinde sanatçının adının “Antepli Mehmet Bin Abdülaziz El Dikki” olduğu yazılıdır. “Dikki” kelimesinin çeşitli kaynaklarda Hulki, Dakiva, Daki olarak geçmesi minberdeki kitabelerin okunmasından kaynaklanan farklılıktır.
Kalfalık döneminde Manisa Ulu Camii Minberi’ni, ustalık döneminde Bursa Ulu Camii Minberi’ni yapan ustamızın çıraklık dönemi eserlerinin izlerini doğduğu kent olan Antep’te aramak pek de yanlış olmaz kanısındayız.
Gaziantep’te Boyacı Camii’nin (Kadı Kemalettin) minberi, ağaç işçiliğinin üstün düzeyde bir örneğidir. Minber üzerindeki kitabeden 1357 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Zamanımızdan tam 650 sene evvel yapılmış olan minber Gaziantep’teki eserlerin en eskisi olup, kimin tarafından yapıldığı belli değildir.
Boyacı Camii mihrap yönüne paralel iki nefli bir yapıdır. Camii 33,60x11,80 m2 ölçüsünde bir dikdörtgendir. Yanlara doğru taşan ana mekanın mihrap önünde bir kubbesi vardır. Düz sade yapının kuzey cephesi siyah ve beyaz taş sıralarıyla renkli bir görünüm kazanmıştır.
|
|
 |
| |
Ali ZAVAR
İç mekan sade ve süssüzdür. Ancak ahşap minber bu sadeliğin içinde göz kamaştıracak inceliğe sahiptir. 2,80 metre boyundaki minber ceviz ağacından hakiki kündekari tekniğinde, ağaç parçalarının birbirine geçmesiyle çivi kullanılmadan yapılmıştır.(3) Mihrap duvarına bir çekmece gibi girip çıkabilen minber mimari ile tam bir uyum içindedir. Bu durum gerek yapının mimarı gerekse ağaç minberi yapan ustanın uyumunun sonucudur. Camiinin vazgeçilmez öğelerinden biri olan minberin namaz sırasında duvar içindeki hücresinde tutulmasıyla safların bütünlüğü sağlanmış olmaktadır.
Boyacı Camii’nin minberinden başka Ahmet Çelebi, Şirvani (iki şerefeli) camilerinin minberi de duvar nişi içine girebilen hareketli minberler olup Gaziantep’te bir gelenek oluşturmuşlardır.
Boyacı Cami Minberi’nin yan aynalıkları iç içe on iki kollu yıldızlardan gelişen geometrik motiflerle dekorlaşmıştır. Bunların aralarına ise altıgenler, yıldız ve geometrik motifler yerleştirilmiştir. Yıldız motiflerinin arasındaki bölmelerde küçük sedef kakmalarla ışıltılı bir görünüm kazandırılmıştır. Minberin korkuluklarında geometrik geçmeli şebekeler kullanılmıştır. Minber kapısının hemen üzerinde iç içe on iki kollu yıldızlardan gelişen geometrik motifler görülmektedir.(4) Mihrabın sağında bulunan küçük nişin kapısında bu motifler aynen tekrarlanmıştır.
Minber duvarın içine girdiği zaman ön cephesindeki süslemelerle mihraba göre simetri meydana getirirler.
Gaziantep’te, ondördüncü yüzyılda ahşap işçiliğinin izlerini sürmek için Gaziantep’in sınırlarını aşıp Anadolu’nun diğer kentlerine bakmak gerekir.
O tarihlerde Antep Memluk sınırları içindedir. Birkaç beyliğin sınırlarını bir bir aşarak Manisa’da karşımıza çıkan Mehmet Bin Abdülaziz, Gaziantep’te başlayan ağaç ustalığını Manisa’ya taşımış, Manisa Ulu Camii Minberi’ni yaparak sanatının doruk noktasına ulaşmıştır.
Hakiki kündekari tekniği ile minber abanoz ağacından eşsiz bir örnektir.(5) Çeşitli ayet ve kitabelerle süslenmiştir.
Manisa Ulu Camii Minberi Gaziantep Boyacı Camii Minberi’nden on dokuz yıl sonra Saruhanlı Beyliği’nden İlyas oğlu İshak Çelebi’nin emriyle yapılmıştır.(1376-1377) Manisa Ulu Camii Minberi zengin süslemelerin, ince bir zevkin ve temiz işçiliğin ifadesidir. Bu minberle |
| |
 |
Mehmet Bin Abdülaziz, devrinin aranılan bir ağaç minber ustası olmuştur.
1400 yılında ustamız Osmanlı sınırları içinde, Yıldırım Beyazıt için Bursa Ulu Camii Minberi’ni yapmıştır. Manisa Ulu Camii Minberi’ni yaptıktan sonra hacca gidip geldiğini ismi kitabesinin başına “Hacı” lakabının eklenmesinden anlıyoruz. Hac ziyareti sırasında Suriye’deki ağaç minberlerin örneklerini incelemiş olduğunu düşünüyoruz. Manisa Ulu Camii’nden yirmi dört yıl sonra yaptığı Bursa Ulu Camii Minberi’nde sanatının daha gelişmiş olduğunu görüyoruz. |
|
İnce işlenmiş küçük geçme panolar, geometrik örnekli korkuluk şebekeleri, ön cephesindeki kitabe ve şebekeli tacı ile minber, Selçuklu üslubundan Osmanlı üslubuna geçişin şaheseridir. Minberin yan aynalıklarında yıldızların artası kabaralı olarak düşünülmüştür. Minberde oyma kabartma olarak güneş sistemi işlendiğine işaret edilmektedir.
Manisa Ulu Camii Minberi Mehmet Bin Abdülaziz’in çok önemli bir eseri olup onun sanatına kalfalık eseridir. Bursa Ulu Camii Minberi ağaç işçiliğinde bir zirve olup, ustalık eseridir.
Her iki minberin de teknik, üslup ve genel tertipleri, Gaziantep Boyacı Camii’nin minberi ile benzerlik göstermektedir.
Minberlerin üçünün de on dördüncü yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olması, Mehmet Bin Abdülaziz’in Antepli olması, Boyacı Camii’nin onun çıraklık eseri olduğunu düşündürmektedir.
Eski mesleklerin babadan oğla geçen gelenek olduğu düşünülürse, Antep’te on dördüncü yüzyılda ağaç işçiliğinde üstün düzeyde eserler üreten atölyelerin olduğu söylenebilir. Mehmet Bin Abdülaziz bu atölyelerde yetişen bir ağaç minber ustası olup yaptığı eserler görenleri hayrete düşürecek kadar yüksek bir işçiliğin, ince bir zevkin ifadesidir. |
| |
 |
| |
Yolunuz düştüğünde bu eserleri görmenizi salık veririz.
i.Ü. Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölüm başkanı Sayın Prof. Dr. Ara ALTUN’a teşvik ve katkıları nedeniyle teşekkür ederim.
- Yener, Şakir Sabri. Gaziantep Kitabeleri, Gaziantep, 1958, s.13
- Güzelbey, Cemil Cahit. Gaziantep Camileri, Gaziantep, 1992, s.61
- Öney, Gönül. Anadolu’da Selçuklu ve Beylikler Devri Ahşap Teknikleri Sanat Tarihi Yıllığı III, İstanbul, 1969, s.70
- Zavar, Ali. Gaziantep’te Türk Dini Mimarisi (Basılmamış), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fak. Lisans Tezi, 1970, s.23-26
- Demiriz, Yıldız. Yüzyıllar Boyunca Tür Sanatı 14. yy. İstanbul, 1977, s.68-70
- Aslanapa, Oktay. Türk Sanatı. İstanbul, 1985, s.210-225
- Aslanapa, Oktay. Yüzyıllar Boyunca Türk Sanatı 14. yy. İstanbul, 1977, s.39-40
- Dünya. Bölgeye Bakış. Bursa, 15 Aralık 1976, Sayı:61, s.44-45
Manisa Ulu Camii Minberi Fotoğrafları Mehmet Başpınar, Bursa Ulu Camii Minberi Fotoğrafları www.wowturkey.com |
|
|
|
|
|
|