
|
Bundan dört-beş yıl önce birgün lise arkadaşım Dr. Necdet Karslı'nın İstanbul'da üniversitede okuyan kızı ile konuşuyordum. Ben sürekli, İstanbul'da Antep özlemini gidersin, babasının Antepli bir arkadaşı ile konuşmasının vereceği hoşnutluğu yaşasın diye Antep şivesi ile konuşuyordum.Bir ara; -Kızım sen niye "Antep şivesi" ile gonuşmaysın ?... dediğim de, -Doğru, lisedeyken ara sıra Antep şivesi konuşur, sizi "kercederdik"! demesin mi? "Alahaa".
-Kızım aslını inkar eden "şivezede-dir" dediğimde,
-Annem de,babam da "dil"doktoru. Annem taa Marmaristen, babam taa Kars'tan sizlerin "dill'ni düzeltmeye gelmişler. Ama siz baskın çıkıp babamın da ağzını, dilini bozmuşsunuz. Aa-
a o da sizi gibi gonuşuy... Beee ben de mi öyle gonuşuym ne! Aman Kazim ammi beni kimseye "carısmalamat" etme haa... Ellerinden öperim! demesin mi? |
Yok aman kızım. Aaa bu gonuşmalarımız aramızda galır.Kimseye söylemem. Söylersem bir iki kişi duyar. Alleben dergiaine yazarsam bütün Allebenliler, Eyüpoğlulular, Aaayollulular, Şaraküs-tülülerü, Tabakhaneliler, Karatarlalılar, Kozanlılar, Çukurbostanlılar, Kırkayak-lılar, Suburculular, Karagözlüler... duyar. Niye aramızda kalsın ki?... sonra bak saaa ne deeyim.
Tarihçiler hep yanlış bilir. Yok çivi ya-zısıymış, yok Mezopotamyaymış, Ur kentiymiş, Babil, Bağdat, Şam'mış, Halep 'miş... O Unesco 'nun üç yıl önceki a-raştırmasına göre 6000 yıllık insanoğlunun ilk yerleşim yeri Doliche-Dülük-'tür. Dülük'te mağaraların oluşu, ilk tunççağında çakmak taşları ile ateşi bulmaları, iklimin ılımlı olması, üzüm bağlarının bulunması gibi nedenler bunu doğruluyor .Dolayısıyla ille diller de buradan yayılmış. Örnek mi istersin? İşte örnek:
Kızım üniversiteyi bitirdikten sonra, bir yıl dil öğrensin diye İngiltere'ye göndermiştim. Üç ay sonra Deniz, "beBayım, İngilizler İngilizceyi Antepçe-'den öğrenmişler. Onlar Antep'e gelsinler. Ben niye orada kalayım ki dedi.
-Niye diye sorunca,başladı anlatmaya;
-İngilizler "you are (yu ar)" der. Biz ne derik? "Yoorum". Onlar, "Iam (ayem)" deyler. Biz, "aam". Onlar, "I am going (ay em going) der. Biz ne derik? "Aaa-m gediym" Aynışekilde "ayem kaming "-"aaam geliym"...Ben de Mr. Isle'nin (Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu üyesi) Amerika'ya dönerken söylediği son sözleri duymuştum. "Aaam Amerika'ya bi An tep'Ii gediy. Onlara Antepce öğretcim.."
Bak şimdi; Arabistan'da Araplar
neder, Antepliler ne der, dünya neden
Arabistan'da Antep'te Dünya'da
İsmail İsmael Samuel
İbrahim İrbaam Abraham
Hayri Heyri Henry
Yakup Yakıp Yakoop
Davud D avı d David
Musa Misa Moiz
Cevdet Cöödet Çörçii
Antepliler Arap isimlerini uluslararası
şekle dönüştürüp dünyanın birliği için
çok değerli bir görevi yerine
getirmişlerdir. Bu sayım çoğaltılabilir.
Bir kaçörnek daha:
Muhammed Maamet Mehmet
Arak Arakı Rakı
Kahke Kaake Kek
Alaimisema Ineemsagma Gökkuşağı
Şimdi, sizin kercettiğiniz Antep şivesinin dillerin temelini oluşturduğunu, diller arası birlikteliği sağladığını gördün mü?
Bunun üzerine Necdet'in kızı Ebru Deniz, "dil" doktoru olmaya karar verdi. Simi Antep'in ünlü dil doktorlarından birisi. Hadi bir de Antep şivesi ile ilgili bir iki "hikaye" anlatayım! Dr. Ahmet Dinlerin annesinin Fatih
bağıra bağıra simit satıyor. Kadıncağızın canı simit istiyor. Simitçiye duysun diye olanca avazı ile sesleniyor... -Kahkeci! Kah keçi! Kahke niceye? A-dam cevap vermeden "simit! simit!" diye bağırarak yoluna devam ediyor . Kadıncağız yine;
-Kahkeci! Kahkeci! Kahke niceye? diye bağırıyor. Adam yine cevap vermeyince, Kahkeci!.. Kahkeci! Kele beni hesaba almemiyin? Akşam Ahmet eve gelince;
-Kele oğlum, canım kahke istedi. Kahkeci beni heç hesaba almadı,dey Lisede öğretmen sınıfa giriyor. Öğrenciler kendi hallerinde, öğretmenin sınıfa girdiğinin farkında bile değiller. Yüksek sesle konuşuyorlar.
Öğretmen Mehmet Çavuş'a (Mehmet Tekinsoy) sustur şunları deyince, Meh met Çavuş;
-Öğretmenim, susturuym susturuym susmeyler. Ambelbeter baarıylar. Ben de onlara " angeslek"kızııym. Gene bundan yıllar önce mayıs ayında birgün üniversitede benden ikiüçyıl üst sınıflarda okuyan ahilerimden birinin, Kadıköy'deki çiftliğinde senede bir gün düzenlediğ sınıf arkadaşları top-lantısına katıldım Ahilerin sınıfında sadece bir hanım vardı. Nurdan Hoca hanım. İTÜ'de profesör olmuştu. Çiftliğin yemekhanesinde ayakta kendilerinden geçercesine derin bir sohbete dalmışlardı. Nurdan hanım hem erkek arkadaşları ile hem de onların hanımları ile konuşuyordu. Yemekhanenin 40 kişilik uzun yemek masasının baş tarafında sadece bir kiş yanlız başına sessiz, sedasız oturuyordu. Onu tanır gibi oldum. Bir garip yolcu gibi oturan bu adamı, merak e-\ dip abilere sorunca, Nur dan hanımın eşi, senin de "hemşerin", Antepli, adı da Tekin dediler. Hemen yanına gidip arkasından; -Tekin abi nediyn aaam? dememle birlikte kafasınıçevirip, büyük bir zevkle;-Laa gadanı alıym senin Kulağımın pasınışildin, demez mi? Tanıştık. Bizim mahalleli abilerimizdeı Tekin Güzelbeyoğlu. Yabancı Damat dizisindeki dedenin abisi. Al aaam, size Antepli bir ailenin söyleşisini de aktarayım. |