 |
1-GAZİANTEP'TE GELENEK VE GÖRENEKLER
Zamanımızda Gaziaantep ilinde yaşıyan halkın görenek ve geleneklerinde çok hızlı bir değişme, başkalaşma ve gelişme görülmekte.Ekonomik ve teknik hayatın,yeni dünya görüşünün getirdiği bir çok yeniliklere göre, gelenek ve göreneklerde de büyük değişiklikler olmuştur. Halen unutulmaya yüz tutmuş gelenek ve göreneklerimizden bir kısmını buraya almış bulunuyoruz.Gelenek ve göreneklerin çoğu Gaziantep'in yerli halkına ait olanlardır.
A-GAZİANTEP'TE EVLENME ADETLERİ:
Gaziantep şehrinde orta sınıf halkın evlenmesi bir birini izleyen bir sıra törenlerin yapılmasına bağlıydı.Bu adetlerden bir çoğu 1960 lı yıllara kadar devam etmiştir, |
a) DÜĞÜR GEZME:
Oğlu evlenme çağma giren ana ve babanın ilk işi,münasip bir kız aramaktır.Bunun için önce her bakımdan kendi dengi olan ailelerde gelinlik çağına basmış kız olup olmadığını sorar soruştururlar. Anne,bu nitelikte kızı olan aileleri ziyaret eder.Kızın huyunu huşunu komşulara,hamamcıya sorar kızın vücudunda bir özür olup olmadığını görmek için hamamda onu izler,beğenince istemeye karar verirlerdi.
b) DÜGÜR GİTME:
Bu iş başka bir deyimle kız istemedir.Evlenecek delikanlının annesi yanına yakınlarından iki-üç hanım alır, kız evine gider.Bir sırasını getirerek,"sizinle akraba olmak istiyoruz" diye sözü açar. Kız evi bu ilk isteğe hemen peki demez."Hele düşünelim" diye cevap verirler.Kız evide oğlanı sorar soruşturur (berbere, hamacı-ya, kahveciye).Yakın akrabaları ile konuşur. Kendi aralarında uygun bulursa, oğlan tarafının ikinci veya üçüncü gelişinde, "Kıs-metse ne diyelim" derler.Bu söz isteği kabul etmektir.Bu sırada kız kahve getirir.Eğer vermemek kararında iseler kız hiç görülmez.
c) SÖZ ALMA:
Ya düğür gitmede yahut birkaç gün sonra gönderilen haberle kararlaştırılan günde oğlan tarafın erkek ve hanımları kız evine giderler. Daha önce oğlanın ailesi tarafından şeker,meyve, tatlı gibi yiyecekler gönderilir. Bu yiyeceklere kız tarafıda bir şeyler katar, yenilir içilir. Bu sırada söz açılır,yine kabul anlamına gelen bir söz söylenir. Esasen söz alma bir şekilden ibarettir. Daha önce verilmiş olan sözü erkekler huzuru ile pekiştirmektir.Bu sırada hanımlarda başka bir odada aynı işi yaparlar. Katkı olarak kıza a-vadanlık ve esvab gibi, neler yapılacağını kararlaştırırlar. Bazen kıza erkek tarafından verilecek bu hulliyat ve eşya işi ilk kabul vaadi alındığı günde konuşulabilir.
ç) BEKLİK TAKMA (NİŞAN)
Eğer düğünün acele yapılması isteniliyorsa kıza yapılması kararlaştırılan avadanlık ve çeşitli giyim eşyaları hazırlanır, eşyaları hazırlanır.Belirtilen günde oğlan tarafından tatlı ve başka yiyecekler gönderilir. Kıza verilmesi kararlaştırılmış bulunan eşyalarla birlikte kız evine gidilir.Yine birlikte yenilir, içilir.Bu sırada iki tarafın yakın akrabaları kıza yüzük, bilezik, kolbağı, altın takarlar.Uzayan nişan devrelerinde oğlan tarafı ilkbaharda kaymak, Ramazan bayramında şeker, Kurban Bayramında kurban, . meyveler turfanda iken yeteri kadar bunlardan gönderilir. Nişanlılığın sürdüğü sırada oğlan evi iki tarafın yakın akrabalarını yemekli kır gezintilerine davet eder.Bunun adına ( Nişanlı sahrası ) denir.
d) ELBİSE BİÇİLMESİ:
Evlenme töreni yaklaştıkça gelinin elbiselerini biçmek üzere başka bir tören yapılırYine oğlan tarafından yiyecekler gönderilir .Sonra oğlan tarafın yakınlarından birkaç hanımla birlikte terzi alınıp kız evine götürülür. Terzi elbiseyi biçtikten sonra makası kumaşların üzerine atar. Bunun üzerine kız ve oğlan annesi veya temsilcisi terziye bahşiş verirler. Bazen kız terzinin evine götürülür.Bu yollardan birini seçmek iki tarafın anlaşmasına bağlıdır.
e) YATAK BİÇME:
Kız evinde yapılan bir törendir. Bunda da oğlan tarafı meyve ve başka yiyecekler gönderilir. İki yanın yakın akrabaları hazır bu-lunur.Kız için hazırlanmış olup çeyiz içinde bulunan ve yüzleri bulunmayan yastık, döşek, minder,yorgan gibi yatak takımlarına oğlan tarafın birlikte getirdiği yüzler yani kılıflar biçilir,dikilir geçirilir.
f) ÇEYÎZ TÖRENİ: (CEHİZ TÖRENİ)
Oğlan tarafın akraba ve erkek arkadaşları belirtilen günde kız e-vine gider,biraz oturulur, kahve, sigara, yaz ise şerbet ikram edi-lir.Sonra kıza ait eşyalar yani çeyiz getirilen araçlara yükletilir ,götürülür.Çeyize geliş ve gidiş sırasında erkekler (yah,yah ) diye nara atar,kız taraf kadınları (lü-lü-lü ) naraları ile buna karşılık verirler.Aynı iş,çeyiz oğlan evine vardığı zaman da orada yapılır. Çeyiz eskiden çıngıraklı,süslü katır ve beygirlerle taşmırdı.Kız evinden çeyiz sırasında bir şey aşırmak adet ve mubahtır.
g) ÇEYİZ YERİ (CEHİZ YERİ)
Çeyiz oğlan evine taşındıktan az sonra belli günde kız evine mensup hanımlar oğlan evine giderler. Burada çeyiz kızın odalarına yerkleştirilir,ev döşenir.Ayrıca giyecek eşyaları iplere atılır, duvarlara asılır.Kız evinden gelen misafirlere yemek ikram edilir. Kız bu törene katılmadığından sefer taslarından ona da yemek gönderilir, h) KINA GECESİ
Çeyizden hemen üç-beş gün sonra yapılır.Bunun için oğlan tarafı kız evine yeteri kadar kına gönderir.Burada kına yoğurulur, hamur haline getirilir,bir tepsi içine küme küme sıralanır ve üstlerine birer mum dikilir.Oğlan tarafının erkekleri akşamdan sonra ellerine aldıkları fenerle maya ve türküler söyleyerek kız evinin kapısına gelirler.Kapı önünde maya söylenip ( yah yah ) diye nara atılır.Bu sırada da " Ver kınayı gidelim hocaya selam edelim ", "Ver kınayı gidelim,müşavere edelim" diye bir ağızdan bağırılır .Kız evinin verdiği üzerinde mumlar yanan kına tepsisi alınıp oğlan evine götürülür.Mayalar,yah'lar,zılgıtlarla oğlanın eline kına yakıhr.Kız evindede kızın genç arkadaşları kızın eline kına yakarlar,
i) NİKAH
Nikah bazen nişandan hemen sonra yapılır,bazan da sonra,zifaf tan bir iki gün önce olur.Eski evlenmelerde bu iş için ilkin kadıdan izinname denilen ve mahallenin imamına hitaben yazılan bir nikah kıyma ruhsatı alınırdı.Nikahta oğlan ve kız bulunmaz vekilleri tarafından temsil edilirlerdi.Baba ,amca,veya başka yakınlarından biri vekil olabilir.İmam iki tarafın ayrı ayrı kapılarına gi-derek,"Falanı vekil yaptmmı?"diye sorar.Nikahta mihir denilen ve boşanma halinde erkeğin yükleneceği cezai şart da tespit edilir.
 |
j) GELİNÇİ: Belli günde,öğle ve ikindi arası oğlan tarafından 5-10 kadın kız evine giderler.Giydirilip süsülenmiş bulunan gelini ortalarına alıp oğlan evine getirirler.Bu törende geline mor püsküllü.sarı edik ( Bir çeşit yerli çizme) ,ak bir çarşaf giydirilir. Çarşaf içinde gelinin başı hörgüç gibi yükselir.Gelin evinden çıkartılıp uzaklaştırırken mahallenin muhtarı, bekçisi veya kahvecisi yola ip çeker, oğlan evine mensup bir kişi tarafından bahşiş verildikten sonra geçit verilir .Bu iş çeyiz törenindede yapılır. Gelin götürülürken yaşlan 7-10 arasında ki kız çocukları gelin alayının önünde kollarını birbirine geçirerek hoplaya zıplaya yürürler.Bu sırada özel sözlü bulunan bir ezgi söylenir.
Sizin inne bizim inne
Gel kapıdan hanek dinle
Aaşo maşo... Kişşş...
Sizin saç bizim saç
Kız anasının kamı aç
Aaşo maşo... Kişşş.
Gelin alayına kız evinden (gece yengesi) denilen 2-3 kadın ka-tılır.Bu kadınlar geceyi oğlan evinde geçirir, ertesi gün ayrılırlar. Gelin oğlan evine gelince kaynanasının elini öper,kaynana da yüzünü açar ve yüzünden öper,başına avuçla şeker ve ufak para saçar. Bir şeker de kızın ağzına verir, k) ZİFAF - GERDEK:
Gerdek gecesi güveyinin yakın arkadaşları toplanır.Yeni elbiselerini giydirirler.Bunun adına ( güveyi donatma ) denir.Bu sırada mayalar,türküler söylenir. Erkekler öbür törenlerde olduğu gibi topluca yalı çağırır.Kadınlar tarafından zılgıt denilen lü-lü-lü ile karşılık verilir.Güveyi donatılmadan önce bir aralık ortadan kaybolur. Nerede ise aranıp bulunur, bundan sonra güveyin iki yanın-da,yanar mumlar taşıyan iki sağdıç,önde gazel ve ilahiler söyleyen güzel sesli okuyucular,arkadaş ve akrabalar tarafından yatsı namazına götürülür. Namazdan sonra güveyi imamın ve orada hazır bulunan yaşlı kimselerin ellerini öper.İmam dua eder. Aynı merasimle eve dönülür. Camiden dönüş sırasında güveyinin yakın ve muzip dostları fırsat buldukça ona yaklaşarak iğne batırırlar. Bir bölüm arkadaşları ise buna karşı güveğiyi korumağa çalışırlar.
Öbür yandan güvey namazda iken,kadın hocalar tarafından geline abdest aldınlır.İki rek'at namaz kıldırılır. Köşke oturtularak ö-ğülür. Özel bir ezgi ile söylenen bu öğmenin sözleri şöyledir:
Aç gözünü kıl temaşa Gark oldun türlü kumaşa Erin ile hoşça yaşa Gerdeğin mübarek ola Gelinçinde pişen aşlar Hasidin dişini taşlar Amin deyin her kardeşler Gerdeğin mübarek ola. Nedir bu boynunu büküş Yaramahuyunu değiş Bir hilat değer bu öğüş Gerdeğin
mübarek ola.
Eğer ertesi günü düğün yapılacak ise öğme töreni düğünde de yapılır.Ancak burada öğme sözünün son mısrasındaki gelinçi yerine (düğünün) denir.
Güvey namazdan gelince yah,zılgıt sesleri arasında gerdeğe yani gelinin bulunduğu,geceyi birlikte geçireceği odaya girer. Önce iki rekat namaz kılar,bundan sonra gelinin duvağını açar. Hoşgel-din der.İlk tanışma olur.Güvey tepsi içinde zifaf odasının bir yanında duran şeker ve çerezlerden bir çevreye doldurur. Dışarı çıkar. Hazır bulunanlara dağıtılmak üzere arkadaşlarından birine verir.Bundan sonra tekrar gerdek odasına döner.Yatmadan önce haline göre yatağın üzerine bir para atar. Bu para ertesi günü gelinin bahşiş ve başka masraflarını karşılamak içindir. Namaz dönüşü oğlan babasının ve orada bulunan yakınlarından büyüklerin elini öper. Güveyin arkadaşları sabahleyin erkenden gelip onu
hamama götürürler. Kız tarafına katmer gönderirler. 1
K) DÜĞÜN:
Gerdek gününün ertesi günü iki tarafın misafirleri oğlan evine gelirler. Kadın çalgıcı ve söyleyiciler çalıp söylerler. Gelinler, kızlar sıra ile oynarlar.Evin bitişiğinde ( aş evi) denilen evde el-beşte ve masere kazanı denilen büyük kazan ile yemekler pişer. İlkin kız evinin misafirleri olmak üzere bütün davetliler konu komşu yemeklenir. Bu sırada kız anasının aşçılara bahşiş vermesi adettendir.Aynca gelinde bahşiş verir. Kimi düğünler ( şabalı) olur.Bunda çalgıcıların başı sıra ile davetlileri dolaşır."Saba falan hanımdan" diye bağırır.Adı söylenerek bağrılan hanım bir miktar para verir.Şabacı,falan hanımdan diye bağırarak aldığı parayı gösterir.
Düğünden önce oğlanın yakınları düğünün ihtiyacı olan yağ, pirinç, ekmek et göndermek suretiyle yardım ederler. Kimi evlenmelerde gelinçi ve düğün aynı günde yapılır.Yine yemek ikram edilir.Çalgı çalınıp oynanılır, eğlenilir.
Evlenme işinin ilk töreni olan( beklik) takmadan önce,oğlan evi tarafından münasip bir kadın (okuyucu ),Ya davet edici olarak seçilir.Yukarıda sırası ile anlattığımız.Törenlere gelecek hanımları hep bu okuyucu çağırır. Çağırılan kimse okuyucuya bulgur veya para olarak bir bahşiş verir. Bazen okuyucunun ücreti sağlanarak çağırılandan bi şey alması önlenir. Köylerde düğüne davet e-dilenlere ( okuntu) denilen bir hediye gönderilir .Okuntu gönderilen kimse düğüne gelirken hediye getirir.
Düğünlerde hizmet eden ve (Maşta) denilen bir kadın var ki; düğünü, özellikle yemek işlerini idare eder.gelinle ilgilenir.Ona , yakınlık gösterir, nasihat eder.Düğünden sonra gelin kayınbabasının, büyük kayınlarının elini öper, tanışır. Onlar da isterlerse
hallerine göre yüzük, bilezik gibi bir hediye verirler.
m) EL ÖPME:
Düğünden birkaç gün sonra kız evi oğlan tarafına misafirlerini alarak gelmesi için haber yollar. Bu tören güveyin kayın-babası, kayınanası ve başka yakınlarıyla tanışması içindir. Bu gün kız evi misafirlerine yemek ve tatlı ikram eder. Güveyi kayınbabasını elini öper. Misafirler dağılırken kayınbaba damadına bir saat, bir halı, bir paşa mangalı ve ya başka kıymetli bir hediye verir.
n)KÖSKALTI:
Bu el öpme törenini tamamen tersidir. Bu kez kız tarafı oğlan tarafına ziyafete gelir. Yenilir içilir. Düğün ve el öpme törenlerinden sonra daha önce çeşitli törenlere çağrılan akrabalar iki tarafı yemeğe davet ederler.Eğer ziyafet kırda yapılırsa bunun adına (Gelin Sahresi), (Güvey Sahresi) denir.
Son yıllarda evlenme adetleri hızla değişmektedir. Yukarıda sıraladığımız törenlerin birçoğu basitleştirilmiştir. Şehre köylerden gelip yerleşen topluluklar çok defa köy adetlerine göre evlenmekte olduklarından, Gaziantep şehrinde evlenme adetleri gittikçe basitliğe ve birliğe doğru gitmektedir. Büyük şehrin emrettiği şekilde bir hayat tarzı eski adetleri hızla değiştirmektedir. Son yıllarda kız ve oğlan aileleri nasıl anlaşırlarsa, evlenmeyi o şekilde yapmakta, gelenek ve göreneklere uymadılar diye de ayıplanmamaktadırlar...
|