üyelik formu
Yönetim Kurulu Eski Başkanlarımız Gaziantep Rehberi Gaziantepliler Federasyonu Basında Gaziantep İletişim
2023 Yılı Gaziantep Raporu
Alleben Dergisi
Burslar
Yemek Şenliği
Etkinliklerimiz
2009 Balosu
Geleneksel iftar yemeğimiz
-------------------------------------
29 Ağustos Pazar günü Kaşıbeyaz Restauran'tta...
Bilgi için dernek Tel: 0212 356 63 86

  Gezi
İÇİNDEKİLER

1-Başyazı
2-Bilim Adamı
3-Memik Usta
4-Mehmet Uygun
5-Kitap tanıtımı
6-Etkinliklerimiz
7-Frankfurt Derneği
8-Gezi


9-Irak Fuarı

10-Gaziantep Belediye Başkanı
11-Federasyon
12-Gaziantepli
13-Kaşı Beyaz
14-Yesemek Atölyesi
15-Gaziantep
16-Millet Hanı


17-Müzeler

18-Ömer Lök
19-Yesemek Atölyesi
20-Kültürel Faliyetler
21-Anadolu ve Baklava
22-Basında Gaziantep
23-Nizip Derneği
24-İslahiye Derneği


 

 

GAZİANTEP-HALEP

Yıllardır düşünür dururum Gaziantep'imi-ze bir tur düzenleyelim diye. Ön hazır­lıklarını yaptıktan sonra Kantara Turizm­le anlaşıp bu geziyi düzenledik.
1. GÜN GAZİANTEP
Gaziantep'de toplandık. Daha şehre girer­ken otobüste katmer ikramıyla başlayan turu­muz Gaziantep müzesini gezerek devam etti. Zeugma mozaikleri Gaziantep Uluslar arası hale gelmiştir. Çingene kızının resmini herkes 5'er kere çekti. Diğer eserleri hayranlıkla izle­dik.
Öğlen yemeği Kartaltepe'de Gaziantep ke-babları ve tatlılarıyla yapıldı. Geziye katılan herkes parmaklarını yedi.
Alimacı Pazarı, Tahmis Kahvesi, Bedesten gezileri günü dolu dolu yaşamamıza yetti.
2.      GÜN  HALEP
Öncü Pınar sınır kapısından Suriye top­raklarına yabancılık çekmeden girdik. Nede olsa asırlarca beraber yaşamışlığımız vardı. Bağlar ve zeytin ağaçları arasından geçerek Halep'e geldik.
Türk Bayraklarını cadde boyunca görmek hepimize gurur verdi.
Halep'te hiç gecekondu görmedik, ikişer üçer katlı apartman tipi taş yapıların hepsinin cepheleri birbirinden farklı değişik motiflerin yan yana getirilmesi ile "eklektik" üsluplar ya­ratılmış.
Eski Halep, şehrin merkezini oluşturuyor. Bütün esnaf ticaretini burada yapıyor ve Os­manlının ağırlığı burada hanlarda, hamamlar­da, camilerde hissediliyor.
Kapalı Çarşı Halep'in ticaret yaşamında son derece önemli. Kına, sürme, boya satan attarlar, ipekli kumaş ve giysi satan dükkan­lar oldukça büyük çarşıda karşılıklı sıralanı­yor. Gaziantep kebapçılığında ayrı bir yeri olan keme'yi Halep'te her zaman bulmak mümkü
Halep Kalesi biçim yönünden, Gaziantep Kalesine benzeyen ancak üç, dört kat daha büyük muhteşem bir yapı. Kentin, tarihi yapı kitabelerinde, alış veriş yapılan dükkânların tabelâlarında Süryanice, Ermenice, Arapça yan yana birlikte kullanılmış. Her tarafta Türk­çe bilenlere rastlamak mümkün. Gazian­tep'ten göç etmiş Ermeni kuyumcularına, ki­limci esnafına rastlayıp Gaziantep'in Reyhan sokağından yada Gazianteplilerden öğrendikleri kilimcilik hakkında sohbet ediyoruz.
Halep'te akşama doğru biraz yorgun ol­makla beraber hanımlar için pek keyifli bir çarşıya geliyoruz. Burası "kolay avrat pazarı" bütün sebzelerin ayıklanmış, yıkanmış, doğ­ranmış olarak satıldığı yer burası. Diş diş so­yulan sarımsaklar, tanelenmiş bezelyeler ha­nım arkadaşlarımızı pek keyiflendiriyor. Fırsat bulduğumuz her yerde Halep tatlılarının tadı­na baktık. Akşam kebaplarını kentin dışında yedikten sonra Antep türkülerini söyleyerek Gaziantep'e döndüğümüzde saat yeni günün birini gösteriyordu.

3. GüN BİRECİK BARAJI
Gezimizin üçüncü günü otobüsümüz Ni-zip'i geride bırakmıştı. Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde gördüğümüz mozaiklerin çıkarıl­dıkları asıl mekânları görebilmenin heyecanı­nı yaşıyorduk.
Zeugma kentinin yamaç villalarına geldi­ğimizde belki de müzeden çok daha farklı şeyler görmeyi düşünmüş olanlarımız, kapalı duran kazı yerleri karşısında biraz hayal kırık­lığına uğramıştı.
Ancak eşine Efes antik kentinin yamaç vil­lalarında rastlanabilen Zeugma villaları yalnız­ca kazı bölgesinden ibaret değildi. Zeugma lejyonunu o günkü yapısı ile görüp değerlen­dirmek daha doğru olacaktı.
Zeugma teras villalarından bakıldığında Fırat'ın yarattığı muhteşem peyzaj içinde Ro­ma generallerini geçit törenlerinde askerleri­ni selamlarken, resmi bir yetkilinin atriumu-nun (evinin) havuzu başında dinlenirken, ya­da ziyafet törenlerinde düşünmek gerekir.
Gözlerimizi açıp hayallerden kurtularak kazı bölgesinden yukarı çıkarken henüz baş tutup, yavaş yavaş kızarmaya başlayan fıstık ağaçlarının altında bol bol fotoğraflar çektik. Dizginlenen o koca Fırat'ı, baraj bölgesini te­peden seyretmenin duyumsuzluğunu birlikte yaşamak nazların uç noktasıydı belki de.
Baraj seyir odasında izlediğimiz Zeugma belgeseli bilgi dağarcığımıza yeni bilgiler ka­tarken, görevlilerin konukseverliği karşısında etkilendik

HALFETİ GEZİSİ

Baraj bölgesinden ve Zeugma kazı bölgesinden ayrılıp geçmişin hayalleri içinde sağlı sollu fıstık ve zeytin ağaçları arasından geçtik. Gaziantep'imizin kınalı toprağını seyre­derken kendimizi Birecik köprüsü üzerinde bulduk. Bu köprüye 1953 yılında resmi açılı­şından bir gün önce öğretmenimiz Naime AK­KAN bizi sınıfça getirmişti. Aşağıda nehri salla geçmeye çalışan insanların çilesini göstermiş­ti ve bize köprüyü göstererek "çocuklar bu bir çağ atlamadır" demişti, "onlar aşağıda biz yukarıdayız... "
O günden bu güne kadar köprünün altın­dan ne kadar sular aktığı bilinmez...
Bütün heybeti ile   Birecik kalesinin Fı­rat'ın dinginliğini birazda hayret ile izlediğine tanık olduk. Otobüsümüz ağır ağır kuzeye doğru yol alırken kelaynak koruma çiftlikleri­nin önünden geçtik. Kelaynaklar kuluçka dö­neminde olduklarından ortalıkta pek görün­müyorlardı. Bu nedenle fotoğraf çekmek mümkün olmadı. Nihayet tepeden Fırat ve bir bölümü sular altında kalan Halfeti görünüyor. Muhteşem manzara karşısında hepimiz fotoğ­raf çekmeye çalışıyoruz.
Motora binip nehirden kuzeye doğru eş­siz manzara içinde yol alıyoruz. Bu kadar gü­zel manzara içinde kendimizi unutup çevre­den gözlerimizi alamıyoruz. Eyvanlı evlerin, camilerin revakları, minarelerin bir kısmı su­lar altında.
Gün ışığının parlaklığında özenle yapılmış empresyonist ressamların tablolarını andır­makta manzara.
Kuzeye doğru yol alırken nehrin batısında ilk insanların yaşadığı mağaraları görüyoruz. Nihayet  nehirde kuzeye gidebilece­ğimiz son nokta.Böyle güzel manzaranın çabucak kaybola­cağını düşünerek zaman zaman hareket etmi­yor ve ses çıkarmıyoruz.
Çağla rengi suları yararak geri dönüyo­ruz.Birecik'te nehir kenarında yöremize uygun kebapları yiyoruz.Geride bıraktığımız eşsiz manzarayı, sula­rın altında kalan birçok uygarlığı düşünerek...


 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24