|
Özyaşamöyküsü-Türkçe Bir Hayat
Ömer Asım Aksoy
Ömer Asım Aksoy (1898-1993) ilk ve orta öğrenimini Gaziantep'te tamamlayarak uzun bir süre memurluk ve öğretmenlikten sonra girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1928); savcılık, avukatlık, öğretmenlik ve milletvekilliği (1935-1950) yaptı, Türk Dil Kurumu'nda 14 yıl sürmüş Genel Yazmanlık görevinden 1976 sonunda ayrıldı Önce Gaziantep Ağzı konusunda üç ciltlik eseriyle tanınan ve 1933'ten günümüze, çalışmalarını dil ve folklor alanlarında sürdüren Aksoy, 1950-1981 yılları arasında Türk Dili dergisinde, Türkçe'nin özleşmesi yolunda makaleler yazdı. Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü (dört cilt, 1943-1957), Derleme Sözlüğü (1952-1957), Atasözleri ve Deyimler (1965), Atasözleri Sözlüğü (1971) gibi bilimsel derleme ve monografileri yanı sıra, dil özleşmesi konusundaki yazılarını toplayan kitapları şunlardır: Dil Üzerine Düşünceler, Düzeltmeler (1962-1964), Gelişen ve Özleşen Dilimiz (1968-1970), Özleştirme Durdu-ralamaz (1969), Dil Yanlışları (1980).
Türkçe Bir Hayat Ömer Asım Aksoy'un Özyaşamöyküsü
bu
eser Ömer Asım Aksoy'un saydamlık, açıklık, özveri, çalışkanlık, titizlik, yalınlık gibi değerlerle örülmüş görkemli yaşamının kendi kaleminden öyküsü.
Aksoy'un 1958 yılında kaydetmeye başladığı yaşam serüveni, 95 yıllık bir çağ tanıklığını içeriyor: Antep savunmasına katılmak için yarıda bırakılan tıp eğitimi, Nizip Cumhuriyet Müddeiumumiliği, Gaziantep Halkevi Başkanlığı, CHP Gaziantep İl Başkanlığı, 1936-1950 yılları arasında kesintisiz dört dönem milletvekilliği, Türk Dil Kurumu'nda kırk yılı aşkın bir süre yürütülen yoğun çalışmalar, yetmişin üzerinde yapıt, bitmek bilmeyen sağlık sorunları, aile yaşantısı, akrabalar, arkadaşlar...
Yirmi beş yıllık çalışma arkadaşı Emin Özdemir, kaleme aldığı "sunuş"ta Albert Camus'nün bir sözünden yola çıkarak, Ömer Asım Aksoy'un Türkçeyi vatanı kabul edip yaşamı boyunca onun sınırlarında nöbet tuttuğunu belirtiyor.
Behçet Necatigil'in "bir dil ülkücüsü" olarak nitelendirdiği Ömer Asım Aksoy, Türkçe Bir Hayat ile göz kamaştırıyor.
| |
 |
Yapı Kredi yayınları tarafından edebiyat dünyasına kazandırılan eserin giriş bölümünde Ömer Asım Aksoy'un 9. 11. 1958 kendi kalemimden öyküsünü anlatıyor. Bu eser XVI başlık, belgeler ve fotoğraflardan oluşan 326 sayfalık bir eserdir.
Yaşadığım çağın ve yaşamımın bilançosu
Ben 1898'de Antep'te doğdum. Bu satırları yazdığım 1958 yılında 60. yaşımın içinde bulunuyorum. 13 yılı memurluk, 15 yılı milletvekilliği ile geçen 28 yıla yakın hizmetim, altı yıl önce bana emeklilik hakkı da verdi.
Dünyanın ve yurdumuzun bunalımlarla dolu zamanlarında yaşadım. Birçok büyük olaylar gördüm: Küçüklüğümde sultanlık ve istibdat idaresi vardı. Padişah Abdülhamit II, ben on yaşımda iken tahttan indirildi, hürriyet ve meşrutiyet ilan edildi. Trablus ve Balkan harpleri çocukluk çağımda oldu. Sonra Birinci Cihan Harbi başladı. Bizim katıldığımız taraf yenildi. Osmanlı İmparatorluğu, Arabistan'ı, Suriye'yi, Irak'ı kaybetti. Anadolu'da da, bağımsızlığımız tehlikeye düştü. Yurdumuz yer yer yabancı işgali altında kaldı. Antep'i de ilkin İngilizler, sonra Fransızlar işgal ettiler. Çok acı günler geçirdik.
Mustafa Kemal, millî mücadele ateşini yaktı. Bizi kurtuluşun mutluluğuna eriştirdi.
Ben, Antep'in Fransızlara karşı açtığı savaşa katıldım. O zaman 22 yaşımda idim.
Atatürk devrimlerinin hepsi, gençliğimin en ateşli yıllarında gerçekleşti. Cumhuriyetin ilânında 25 yaşımda idim.
Birinci Cihan Harbi, Milif Mücadele ve Antep'in geçirdiği felâket, ailemizi herbakımdan sarstı. Yüksek öğrenimimi 8-9 yıl geciktirdi. Hukuk Fakültesini 30 yaşımda bitirdim.
Posta ve telgraf memurluğu, öğretmenlik, gazetecilik, savcılık, avukatlık, Cumhuriyet Halk Partisi Gaziantep İl Yönetim Kurulu Başkanlığı, Gaziantep Halkevi Başkanlığı, milletvekilliği, Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu başkanlığı ve Genel Yazmanlığı yaptım. İrili ufaklı otuzu aşkın eser yazdım. Benim başkanlığımda, ya da benim katılmamla meydana gelen eserlerin sayısı da yirmi kadardır.
Milletvekilliğim, Atatürk'ün ve İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanlıkları zamanında geçti. Her ikisi ile de tanıştım; konuştum. Türk Dil Kurumu yöneticilerinden olarak 3. cumhurbaşkanı Celâl Bayar ile, 4. cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ile, 5. cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ile de konuşlum. Bu anılar arasında birlikte çekilmiş resimlerim vardır. İkinci Cihan Harbi de milletvekilliğim zamanında başladı ve bitti.
Bilim dünyasının ve tarihin en büyük buluşları olan atom bombası, hidrojen bombası, tepkili uçak, televizyon, penisilin ve antibiyotikler, D. D. T., ben kırk yaşlarımda iken ortaya çıktı. Sovyetler, geçen yıl 1. ve 2. yapma peyki boşluğa fırlattılar. Amerikalılar da bu yıl, yörüngesine ulaşmayan ilk peyki aya attılar.
(1958'de yazdığım yukarıdaki satırlara 1968'de şunları eklemiştim. Eski defterin bu yapraklarını, eklemelerle şimdi yeniden yazıyorum: ) (1. 11. 1972)
|