M. Ö. BİNLERCE YILDAN GÜNÜMÜZE İSLAHİYE TARİHÇESİNDE BİR GEZİNTİ
İIçemiz Akdeniz'deki Toros sıra dağlarının İskenderun körfezinden güneye inen kolu Amanosların eteklerinde-dir. Erzin, Dörtyol ilçesi, dağın deniz tarafında, İslahiye ve Hassa ise kara tara-fındadır. Aynı paralelikte olan Köyceğiz ve Gökova yöresinde Akdeniz iklimi hüküm sürer.
Adana-Gaziantep otobanında Bahçe'yi geçtikten sonra başlayan 3-4 kilometrelik tünellerden geçip biraz ilerlediğinizde Nurdağı'nın (Gavurdağı) tepesindeki Arslanlı beldesinden sonra devasa rüzgar kırıcılı viyadüklerin üze-Buradan geçerken, aşağıda sizi aniden karşılayan uçsuz bucaksız ve deniz gibi dümdüz İslahiye ovasını kuşbakışı gördüğünüzde şaşırır o anda eski bir uygarlığın kokusunu alırsınız adeta. Bu ova Kahramanmaraş'tan başlayarak Antakya'dan Suriye'yi geçen "Gor çukurluğu" içindeki Amik ovasının kuzeyidir. Burada öyle savaşlar olmuştur ki havaya atılan oklardan göğün tutulduğu rivayet edilmektedir. Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye, Antakya illeri ve İskenderun ilçesinin merkezinde yer alan yörede çok yönlü kara yolu bağlantısı ayrıca Osmanlı döneminden kalma demir yolu ve tren garı mevcuttur.
Meydanekbez'den sınırlarımıza giren eskpres tren ilk bu garda mola verir. Türkiye'yi geçerek Avrupa'nın en batısına kadar devam ederdi. Trenden inip binen çeşitli milletlerden yolcular değişik giysileri ile garı karnaval yerine döndürürlerdi. Tarihi ipek yolu şehrin içinden geçip Meydan yaylasından Torosları aşarak batıya gitmekteydi. Milattan önceki yıllarda Hitit uygarlığına ait Hattuşaş'da (Boğazköy'de) bulunan "naramsin" tabletlerindeki yazıtta sedir ağaçları ile kaplı Amanosların kralının İSKİPPİ olduğu yazılıdır. Amanosların eteğinde kurulu şehrimize 10 km mesafedeki Tilmenhöyük'te yapılan kazılar buranın çok büyük bir medeniyetin baş şehri olduğunu göstermektedir. Yine şehrimize 24 km mesafedeki yesemek'te ilk açık hava heykel yontu müzesinde irili ufaklı 300 heykel tespit edilmiştir. 10 km uzağımızdaki Fevzipaşa beldesinin yazı tarafındaki Zincirli (Zalma) harabeleri ve islahiye tren yolunun hemen altında komple toprağa gömülü kalmış harabelerin oluşu bu yöreleri simgeleyen portakal renkli çömleklerin her yerde bulunuşu kral iskippi'nin Tilmenhöyükte yaşadığı düşüncesini güçlendirmektedir. Hititler, Astırlar Med-er Persler, İskender, Roma, Bizans, islam ve Selçuklu kültürlerini gören şehir, en son 1516 da Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Cumhuriyet
döneminde Hatay'ın referandum ile Türkiye'ye katılımında şehrin coğrafi yapısı önemli rol almıştır.
Tarihi ipek yolu üzerindeki şehirde şüphesiz ki kavimler göçlerinden ve birçok eski uygarlıktan eserler kalmıştır. Şehrin Roma döneminde eski ismi Nikoli Polis'tir. Bu ismi Romalı komutan Pompei vermiştir. İslahiye ismi ise bin sekiz yüzlü yılların sonunda başlayan Anadolu isyanları sırasında kurulan ve 1865'te şehre yerleşen hassa orduları içindeki Fırka-i İslahiye ordusunun müşiri Derviş paşa ve komutanı Ahmet Cevdet paşa tarafından konmuştur. Birinci dünya savaşında 1918 yılında "mondoros mütarekesinden sonra önce ingiliz, hemen sonra Fransız askerlerince şehir işgal edilmiştir. İşgale daha fazla dayanamayan halkımız, aile ve çocuklarını dağlık bölgelere gönderip, erkekleri de silahlanarak mücadeleyi başlatmıştır. İlçenin Fransız işgalinden kurtuluşu 13 Kasım 1920dir. Cumhuriyet kurulur kurulmaz savaş ettiğimiz bu ülkelerle hemen barış yapılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bu ülkelerin devlet başkanları ülkemize davet edilerek dostluklar pekiştirilmiştir.
Bizi işgal eden devletler 1945 yılında ikinci dünya savaşında birbirleri ile savaşmış, Türkiye barıştan yana olarak bu savaşa girmemiştir. Bilgili insanlar yetiştirerek, gelir seviyemizi ileri ülkeler seviyesine getirerek, daha fazla üreterek ve satarak güçlü bir ülke oldukça savaşın bizden uzak olacağını düşünüyorum. Saygılarımla.