| |
|
|
DÜNYANIN İLK KURULAN TÜRKİYE'NİN KENDİNİ KURTARAN ŞEHRİ
1986'dan 2006'ya, 20 yıl, tarih 25 Aralık 1985, saat 20. 00. Yer, istanbul Balta Limanı OBA Gazinosu, salon tıklım tıklım dolu. 250 ~ 300 heyecanlı Antep aşığı, telefonla randevulaşmış. Davetiye, rezervasyon, dernek, başkan, yönetim kurulu, program yok. Ama; özlem, heyecan, coşku çok. Telefonla bu kadar Gaziantep'liyi toplayan, Gaziantep ve Gaziantep'li hayranı, 38 yaşında, deli dolu Antep sevdalısı, istanbul'da yaşayan Gaziantep'li bir genç adam, 1968'de üniversite için İstanbul'a gelmiş; gündüz çalışmış, gece okumuş, önce Galatasaray mühendisliği, sonra Yıldız Üniversitesini bitirmiş, makine mühendisi olmuş. Alarko, Profilo gibi firmalarda çalışmış ve Pro-filo Holding grubundan, Frikal A. Ş. 'nin fabrika müdürü olmuş. Henüz 26 yaşında, 250 personelin müdürü olmanın sırrı ona sorulduğunda, Gaziantep'li olmak böyle bir şey dermiş. Gaziantep'li olmakla övünürmüş. Gaziantep'li olmakla övünen bu genç adamı, ismi: Ali Arap-tarlı imiş. 1974'te, İstanbullu Mefharet hanımla evlenmiş. Hasan ve Yiğit adında iki oğlu olmuş. 1975'te, kendi firması HÜRSAN A. Ş. 'ni kurmuş. HURSAN'la, Türkiye'de şömine sanayisini başlatan, HURSAN'la Türk şöminesinin kalitesini Amerika'dan Rusya'ya, Avrupa'dan Ortadoğu'ya kabul ettiren, 3'ü Türk yurt içinde, 6'sı yabancı yurt dışında toplam 9 Cumhurbaşkanı ve Devletbaşkanının köşküne şömine yapmış olmanın haklı gururunu yaşayan, ülkemizde ünlülerin şöminecisi olarak tanınan Ali Araptarlı'ya, şöminede 1 numaralı üretici olmanın sırrı sorulduğunda; hiç mütevazı davranmaz: "Biz Gaziantep'liyik ağam, hünerli, becerikli, yaratıcı, çalışkan insanlarız, bizim elimizden uçan, kaçan kurtulmaz. Gaziantep'i gidip inceleyiniz, Gaziantep'li üretici, mucit, mücadelecidir, her konuda 1 numara olmak için yarışır, bizim ortak karakterimiz budur, " dermiş. 1980 ihtilali ile askeri hükümet bütün dernekleri kapatmış, dernek kurma, sosyal faaliyetler yasaklanmış. Sonra, askeri yönetimden sivil yönetime dönülmüş. Yeni partiler kurulmuş, yeniden demokratik sisteme geçilmiş, dernek kurma, yasal örgütlenme, sivil toplum örgütleri serbest bırakılmış. İşte o zaman, bu genç adam, düşünmüş taşınmış, 6400 yıllık tarihi ile dünyanın ilk kurulan şehri, istiklal savaşında mucizeler yaratan, direnişi dünyanın her yanındaki harp akademilerinde örnek savunma şekli olarak okutulan, hiçbir yerden yardım almadan, 11 ay 25 gün, tam teşkilatlı Fransız ordusuna kafa tutan, mağaralarda silah fabrikaları, fişek ve bomba fabrikası kuran, aç susuz, kadın, erkek, çoluk çocuk eşi görülmemiş bir direnme gösteren ve teslim olmadan zafere ulaşan, tarihe altın sayfalar katan, Şahinler diyarı, Karayılanların, Kılıç Ali'lerin, Pazarbaşı Nuri'lerin, Araptarlı Hasan ve Arap-tarlı Hüseyin kardeşlerin, İncozade Hüseyin'lerin, Şefik Özdemir'lerin, Kepkepzade Abdullah'ların, Dayı Ahmet Ağaların, Ali Nadi Ün-ler'lerin, Aslanbey'lerin, daha burada, ismini sayamadığımız binlerce aslan yürekli kahramanın şehri, üstün zekâlı, çalışkan, hünerli, uzak görüşlü, yiğit insanların harman olduğu gaziler şehri, Gaziantep. O, gök gözlü yüce dahi Gazi Mustafa Kemal Atatürk boşuna mı "Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem, onlar yalnız Gaziantep'i değil Türkiye'yi de kurtardılar, " demiş... Boşuna mı nüfus kütüğünü, Gaziantep, Merkez, Bey mahallesine aldırmış. Gaziantep'li olmak bir ayrıcalıktır. Gaziantep'li olmakla övünün arkadaşlar. Gazian-tep'e nasıl hayran olunmaz? İstanbul'da yaşanırda nasıl Gaziantep'liler Derneği kurulmaz demiş ve kolları sıvamış. 25 Aralık'ta Gazianteplileri, Oba'ya toplamış. Gaziantep'li olmamasına rağmen Ali Araptarlı'nın can arkadaşı olan ünlü televizyon programcısı Uğur Dündar da Ali Araptarlı'nın davetlisi olarak gelmiş. Samimi, sıcak ortamdan etkilenen Uğur Dündar mikrofonu almış, Ali Araptarlı ve Gaziantep'lile-ri onure edecek sözler sarfetmiş. O akşam salonda bulunan Gazianteplilerden Av. Kemal Cansunar söz almış, Ali Araptarlı'yı onurlandıran bir konuşma yapmış ve taslak olarak hazırladığı dernek tüzüğünü Ali Araptarlı'ya vermiş. "Alici-ğim, sen en genci-mizsin, bu kadar Gaziantep'liyi bir telefonla buraya topladın, biz hizmete hazırız, işte tüzük, yönetim kurulunu seç, derneği kur, ben seninle beraberim, " demiş. Ali Araptarlı, salonda gördüğü bazı isimleri anons etmiş, mikrofona çağırmış. Lütfü Güceylioğlu, Muharrem Özuslu, Dr. Ahmet Cansunar, Abdülrezak Baydar, Prof. Yılmaz Kafadar, Prof. Necmettin Sökücü, Bilal Araptarlı, Gazi Akınal, Sait Alıcı, Sabri Güçde-mir, Adil Tahtacı, Halil Yılmaz, Muhittin Çoloğlu ile kurucu yönetim kurulu oluşturulmuş. Toplantılar, Ali Araptarlı'nm Nişantaşı Valikonağı caddesindeki şirket merkezinde yapılmaya başlanmış. Dernek merkezi olarak ta, bu adres verilmiş, iki yıl dernek bu adreste toplanmış. Gaziantep Kültür ve Eğitim Derneği, kuruluş 1986, en yaşlı üye Gazi Akınal başkan, Ali Araptarlı genel sekreter olmuş. Faaliyetler başlamış, çok kısa zamanda dernek üyelerinin sayısı artmış. Hıdiv Kasrında bir gece düzenlenmiş, bu geceye Gaziantepli Bakan ve Milletvekillerinin yanı sıra, istanbul'da yaşayan, Gaziantepli çok önemli isimler katılmış. Sanayici, işadamı, sanatçı, tanınmış Gaziantep'ler büyük ilgi göstermiş. İzdiham olmuş. Sonra Büyük Maksim'de muhteşem bir Gaziantep gecesi düzenlenmiş. O tarihte, Gaziantep milletvekili olan, Mustafa Taşar bakanmış. Mustafa Taşar, Ali Araptarlı'nın Gaziantep'ten komşusu, mahalle arkadaşı, Araptarlı sokağından kız almış. Ali Araptarlı ile iyi tanışırlarmış. Ali Araptarlı Mustafa Taşar'ı aramış, "istanbul'da bir Gaziantepliler gecesi yapacağız. Bu geceden elde edeceğimiz gelirle, maddi imkânları yetersiz ama başarılı Gaziantepli üniversite öğrencilerine burs vermek istiyoruz, bizi destekler misin?" demiş. Mustafa Taşar: "Tabii desteklerim benden ne istiyorsunuz?" demiş. Ali Araptarlı: "Büyük Maksim gazinosunu bizim için ayarla, Fahrettin Aslan bedelsiz versin, sanatçılar bedelsiz gelsin, kazandığımız para ile hayır işi yapacağız, eğitime destek, " demiş. Mustafa Taşar, Mehmet Ağar'ı aramış, o tarihte Mehmet Ağar İstanbul Emniyet müdürüymüş, Mustafa Taşar, Ali Araptarlı'yı Mehmet Ağar'a göndermiş. Git, ne istiyorsan anlat, Emniyet müdürümüz yardımcı olacak, gereken yapılacak demiş. Maksim ve sanatçılar bedelsiz ayarlanmış. Muazzez Abacı as solist, Sibel Can yeni genç dansöz, ibrahim Tatlıses solist altı, muhteşem bir kadro ile gece yapılmış. Mustafa Taşar ve eşi, istanbul valisi Nevzat Ayaz, istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, eşleriyle birlikte geceye katılmışlar. Muhteşem bir Gaziantepliler gecesi yaşanmış. Birçok kişi yer bulamadığı için kapıdan dönmüş. Çok iyi bir gelir elde edilmiş. Gaziantep kökenli, üniversitede okuyan, ihtiyacı olan gençlere burs verilmeye başlanmış. İki yıl, dolu dolu birçok faaliyetlerle geçirilmiş, iki yıl sonra, tüzük gereği olağan kongre yapılmış. Başkan Gazi Akınal, Ali Araptarlı'ya "bu sefer başkan sen ol, zaten en çok sen çalışıyorsun, " demiş. Ali Araptarlı, yönetim kurulunu gençleştirmek istemiş. Zeynep Göğüş'ü, Ali Esat Göksel'i, Edip Akbayram'ı, İnal Aydınoğlu'nu, göreve çağırmış. Genç, dinamik başarılı, olacağını umduğu bir yönetim kurulu oluşturmak istemiş. Ancak, Kongre günü, Prof. Yılmaz Kafadar: "Ali, sen başkan olma, Hasan Süzeri başkan yapalım, derneğin binası yok, ben Hasan abi ile görüştüm, derneğe bir daire verecek, " demiş. Bu durumda Ali Araptarlı ve yönetimi oluşturacak Gaziantepli gençler, derneğin menfaatini ön planda tutarak seçimden çekilmişler. Tek aday olarak seçime katılan Hasan Süzer başkan olmuş, kadrosunu kurmuş. Ali Araptarlı ve arkadaşları görev almak istememişler. Hasan beye dernek için daire sorulduğunda "Prof. Yılmaz Kafadar yanlış anlamış, ben derneğe daire bağışlayacağım demedim. Otelimin karşısındaki binada bana ait boş duran dairelerimden bir tanesini dernek merkezi olarak kullanabilirsiniz dedim, " demiş. Bu olaydan sonra Ali Araptarlı büyük çabalarla kurduğu ve logosuna kadar kendi elleri ile çizdiği Gaziantep Kültür ve Eğitim Derneğinden uzak durmuş. Yıllar sonra inal Aydınoglu başkan oluncaya kadar dernekle ilgilenmemiş. Ali Araptarlı, çok eski yıllardan beri tanıdığı ve takdir ettiği İnal Aydınoğlu'dan söz ederken; "sanki bu iş için yaratılmış profesyonel der-nekçi, " dermiş. Her fırsatta bunu söylermiş. Ali Araptarlı, kuruluşunda büyük çaba sarfettiği kendi çocuğu gibi gördüğü derneğin işin ehli birinin yönetimine girmesinden çok mutlu olmuş. İmkân dâhilinde, etkinliklere katılmaya gayret göstermiş. Son katıldığı Gaziantep dernekleri federasyonu toplantısı Ali Araptarlı'yı çok mutlu etmiş. Divan başkanı, Prof. Necmet-tin Sökücü'nün, Ali Araptarlı'yı onore edici sözlerinden çok duygulanmış. İnal Aydınoğlu'nun federasyon başkanı, Reşit Göğüş'ün İstanbul'daki Gaziantepliler dernek başkanı oluşu, Mehmet Öztekin'in Kadıköy'deki Gaziantepliler derneği başkanı oluşu ve Gaziantep derneklerinin federasyon olması, hem de ülke sınırlarını aşarak, Frankfurt'ta dahi, Gaziantepliler Derneği kurulması, onu gururlandırmış. Evet, ben Ali Araptarlı olarak bu coşkuyu görmekten çok mutluyum, iyi ki 1986'da kurmuşuz bu derneği diyorum ve Gaziantepli hemşerilerim-le, her zaman olduğu gibi gurur duyuyorum. Çünkü onlar, her konuda, her konumda, daima 1 numara olmuşlardır. Beni Gaziantep'te yarattığı için tanrıma şükürler olsun, diyorum. "Ne mutlu Türküm diyene, " "Ne mutlu Gaziantepli olana" Gazianteplilerden ricam lütfen birbirimizi sevelim, birbirimizi kıskanmayalım, bırakın bizi başkaları kıskansın ve örnek alsınlar. Biz, büyük ATATÜRK'ün hemşerileriyiz.
 |
"Ben Gazianteplilerin
gözlerinden nasıl öpmem,
onlar yalnız Gaziantep'i değil
Türkiye'yi de kurtardılar, "
ALİ ARAPTARLI
"Biz Gaziantep'liyik ağam,
hünerli, becerikli, yaratıcı,
çalışkan insanlarız, bizim
elimizden uçan, kaçan
kurtulmaz. Gaziantep'i
gidip inceleyiniz,.... Gaziantep'li üretici, mucit,
mücadelecidir, her konuda 1 numara olmak için yarışır, bizim ortak karakterimiz buduı |
|
|
|
|
|
|